YAZ AYLARINDA BESLENME
Yaz aylarının başlaması ile artan hava sıcaklıkları birtakım sağlık sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır. Kalp debisinde düşme, doku ve organlarda oksijenlenmede azalma, kalp atım sayısı ve kan basıncındaki artış nedeniyle yaz aylarında özellikle yüksek tansiyon, kalp yetmezliği ve koroner kalp hastalıklarında artış gözlenmektedir. Ayrıca sıcaklıkların etkisiyle artan terle birlikte su ve mineral kaybı sonucu, bayılma hissi, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri de görülebilmektedir. Yaz aylarında özellikle bebek ve çocuklarda ishal görülme sıklığı artmaktadır. Ayrıca sıcak havalarda besinlerin bozulma riski artmakta ve besin kaynaklı zehirlenmeler sık görülmektedir.
YAZ AYLARINA YÖNELİK SAĞLIKLI BESLENME ÖNERİLERİ
- Kahvaltı günün en önemli öğünüdür. Yaz aylarında yapılacak kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzeler bulunmalı, kafein içeren içecekler yerine de süt, meyve suyu, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çaylar tercih edilmelidir.
- Yaz aylarında yağlı besinlerin ve yağda kızartmaların tüketiminden kaçınılmalı; yemeklerde bitkisel sıvı yağların kullanımı, yemekleri pişirirken kızartma ve kavurma yerine haşlama, ızgara, kendi suyunda veya az suda pişirme gibi sağlıklı pişirme yöntemleri uygulanmalıdır.
- Yaz aylarında vücut direncini artırmak ve vücudun yeterli miktarda vitamin ve mineral alınmasını sağlamak için sebze ve meyve çeşitlerinden yararlanılması önemlidir. Günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmesi gerekir.
- Kan şekerini hızla yükselten ve hızlı düşüren besinlerin tercih edilmemesi, basit karbonhidrat olan saf şeker ve şekerli besinler yerine kepekli ekmek, makarna, bulgur gibi lifli besinlerin tüketilmesine özen gösterilmelidir.
- Enerjisi yüksek hamur tatlıları yerine sütlü tatlılar, meyve tatlıları, dondurma gibi tatlılar tercih edilmelidir.
- Terleme ile artan sıvı ve mineral kaybının önlenmesi için yeterli sıvı alımı önemlidir. Ayrıca, yaşamın her döneminde yeterli sıvı alımı vücutta oluşan toksinlerin (zararlı öğeler) atılması, vücut fonksiyonlarının düzenli çalışmasında, metabolizma dengesinin sağlanmasında ve vücutta pek çok biyokimyasal reaksiyonun gerçekleşmesinde son derece önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle, her gün en az 2-2.5 litre (12-14 su bardağı) su içilmeli, sıvı alımının karşılanmasında kahve, çay ve gazlı içecekler yerine süt, ayran ve meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir.
Ayrıca Ağustos ayının Ramazan ayına denk gelmesinden Ramazan’da, oruç tutarken tüketilmesi gereken bazı besinler
RAMAZAN ‘DA NASIL BESLENMELİYİZ?
Ramazan ayı ister yaz isterse kış aylarına denk geliyor olsun, içilecek sıvılar gerek vücut direnci gerekse kaybedilen sıvıların yerine koyulması anlamında önem taşımaktadır.Oruç tutarken nasıl beslenmeli sorusunda en önemli konu yemekten çok sıvı tüketimidir.Özellikle iftar ve sahur arasında bol miktarda su, maden suyu, şekerli veya az şekerli doğal maden suları, sıcak günlerde buzlu bitki çayları içilmelidir.Gaz, kolit veya şişkinliği olanlar bol rezene çayı içilebilir.
Ramazan da , özellikle yaz aylarına gelen oruç zamanlarında beden dışarıdan uzun zaman sıvı alamayacak.Bu durumda sadece su almak yeterli değil.Vücudun kaybettiği iyon ve mineralleri geri kazanmak için maden suyu tüketmekte fayda vardır.İftar veya sahurda içilecek doğal maden suyu ile kaybedilen mineralleri yerine koyabileceğiniz gibi, içine koyacağınız bir dilim limon, fesleğen yada nane ile ferahlatıcı ve hararet bastırıcı bir içecek elde edebilirsiniz.Hem serinletici hem de vitaminli olması nedeniyle önerilen ,Demirhindi şerbeti, aynı zamanda bağışıklık sistemini de güçlendirir.Yüksek oranda demir, C vitamini ve kas güçlendirici maddeler içerir.İftarla sahur arasında veya iftarda serinletici olarak da tüketilebilir.Sıcak günlerde biraz buz ve limonla ferahlık veren, serinletici bir içecek olur. * Doğal preparatlar: Tere tohumu, funda yaprağı, krom, zencefil, yeşil çay, L-Carnitine, Quenzim Q10 gibi yedi şifalı maddeyi içeren doğal preparatlar Ramazan’da kilo kontrolüne yardımcı olur.
Hem kan şekerini dengelemeye yardımcı olduğu hem de bedende mantar oluşumunu engellediği için oldukça tarçın tüketmek önemlidir,aynı zamanda beden ısısının dengelenmesine de yardımcı olur.İnce bir çubuk tarçını çıtır çıtır yiyebileceğiniz gibi, iftar ve sahurda bir çok yiyecek ve içeceğinize ilave ederek de tüketilebilir.
Sağlıklı bir Ramazan için nelere dikkat edilmelidir:
Sahura kalkılmalı ve ağır yemek yerine hafif ve protein içeriği fazla olan yumurta, süt, yoğurt, peynir gibi gıdalar, Kahvaltı şeklinde bir öğün olarak tüketilmelidir.Yenilen hamur işleri, kızartmalar vb. yiyecekler gece yatmadan önce yenilip yatıldığı için sabah kalkınca midede ağırlık, ekşime, yanma hissedilmektedir. Bu durumu engellemek için sahurda hiç yemek yememe yerine sütlü veya sulu çorbalar, kahvaltı türü yiyecekler tercih edilmeli,mümkünse ne çok sıcak ne de çok soğuk olmayan 1 kase çorba ile yanında salata ve tam tahıllı 1–2 dilim ekmek veya 2- 4 boğum pide + 1- 2 dilim peynir ile başlayarak 10- 15 dakika kadar yemeğe ara verilmeli, ardından ana yemeklere devam edilmesi uygundur.Yemekte,ana yemek olarak etli veya etsiz sebze yemekleri, haftada 1- 2 gün kırmızı et, 3- 4 gün beyaz et, 1- 2 gün de kuru baklagiller tercih ediniz. Menünüz de yoğurt, cacık, ayran gibi protein ve kalsiyumu yüksek gruba da yer verilmesi önemlidir.
Ramazan ayındaki menüler, çok yağlı, çok tuzlu ve aşırı tatlı besinlerden kaçınmak gereklidir. Oluşabilecek kabızlığı önlemek için, lif oranı yüksek gıdalar tercih edilmesi uygundur.Sıvı gereksinimini karşılamak için ortalama 2- 2.5 litre su tüketilmelidir. Ayrıca ayran, taze sıkılmış meyve suyu ve meyveler bal ve pekmezle tatlandırılmış bol meyveli kompostolar da içilebilir,ağır tatlılar yerine; sütlü, meyveli tatlılar tercih edilmelidir.9 yaşın altındaki çocuklar seyahatte olanlar, akli dengesi ve psikolojik durumu bozuk olanlar, çok yaşlı ve hasta olan insanlar, ağır kalp ve böbrek hastası olanlar, mide ülseri, safra kesesi iltihabı veya taşı olanlar, karaciğer yetmezliği olanlar ve ağır enfeksiyon geçirenler için de oruç tutmak risk arz eder.
Risk grubundaki kişiler oruç tutmadan önce mutlaka doktoruyla görüşmesi gerekmektedir.
|